Dijital Çağda Doğa ve Esenlik

Teknolojiyle kurduğumuz ilişki günden güne bir tür bağımlılığa dönüşürken biyofilik yaklaşımlar kendine bu çağda nasıl yer buluyor? Doğa ile teknolojik arayüzler aracılığıyla temas kurmak mümkün mü?

2004 yılında aklımda bir soru belirdi: Siber alanı tanımlamak için neden doğa metaforlarını kullanıyoruz? Sonuçta, fiziksel bir alan değil, hatta gerçek bile değil. Fakat yine de terimlerine bir bakalım –alanlar, ağlar, bulutlar, akımlar, izler, yollar, seller ve adalar; elma, böğürtlen, ağaçlar, kökler, dallar gibi flora; örümcekler, virüsler, kurtlar, pitonlar, sincaplar gibi fauna ki böcek ve fareden bahsetmiyorum bile. Wired dergisi kurucusu Kevin Kelly’nin bir keresinde söylediği gibi, “web hayat kokuyor.”

Mühendislerle, yazarlarla ve akademisyenlerle röportajlar yaptım. İnternet tarihini okudum; internette dolaşıp akademik kaynakları taradım ve programlama dillerini araştırdım, fakat hiçbir yerde böylesine soyut mekanların neden bu denli fiziksel biçimlerde görselleştirildiğini açıklayan herhangi bir şeye rastlamadım.

Sonra bir gün, doğanın psikolojisi hakkında bir yazı okurken yeni bir sözcüğe rastladım: biyofili. Dipnotları takip ederek aynı adla bir kitap buldum. O zamana kadar adını hiç duymadığım bir biyolog tarafından yazılmış bu kitap ve daha sonra fark ettim ki kendisi çağımızın en vizyoner bilim adamlarından biri: Edward O. Wilson.

Ve her şey yerli yerine oturdu.

Çevresel Psikoloji

Biyofiliyi keşfim beni çevresel psikolojiye, tamamen yeni bir alana yönlendirdi. İnsanların doğal dünyaya temasının etkilerini ölçen ve değerlendiren pek çok araştırma projesiyle karşılaştım. Fakat bu konuda dikkatimi çeken şey, dış mekandaki gerçek doğadan değil de iç mekanda fotoğraflar, videolardan söz ediliyor oluşuydu. Bu durum tabi, bilim adamlarının kontrollü deneyler yapabilmesini mümkün kılıyordu ama esasen bu çalışmalar gerçekten doğaya temas etmenin değil de doğal unsurları birer ekran aracılığıyla izlemenin faydalarını ortaya koyuyordu.

Ekran mı? Bunu bilgisayarlarımıza da uyarlayabilir miyiz?

Araştırmamı derinleştirdikçe bilgisayarın ekran koruyucusunda görünen bir şelale fotoğrafının ofis çalışanları üzerindeki olumlu etkilerini, gün içinde bir mola anı sağladığını fark ettim. Ve bu sayede, siber alanın yeni peyzajlarını keşfettikçe isimlendirme yöntemimiz ve bu alandaki deneyimlerimiz anlam kazandı. Biyofili tüm bunların anahtarı.

Yazar: Sue Thomas
Kaynak: Humanspace