Birleştiren Temalar

Allianz’ın kurumsal kimliğini yansıtan değerlerin tasarımın merkezine yerleştiği Allianz Türkiye Genel Merkezi’ni, iç mekan projesini gerçekleştiren AukettSwanke Mimarlık’tan Burcu Şenparlak ile konuştuk.

Allianz Türkiye Genel Merkezi projesinde, mevcut bir yapı kabuğu içine yerleşiyorsunuz. Bunu yaparken tasarımınızı şekillendiren temel kararlar nelerdi?

Burcu Şenparlak: Sizin de tariflediğiniz gibi, çekirdek ve yapı kabuğu tamamlanmış bu binada, öncelikli amacımız Allianz Türkiye’nin 2 farklı konumdaki operasyonlarını bir araya getirmekti. Aynı çatı altında bir araya gelecek yaklaşık 1700 çalışanın açık iletişim içinde olacağı, modern, esnek, verimli ve sürdürülebilir bir ofis alanı yaratmak işverenimiz ile ortak hedefimizdi. Çalışanlar arasındaki iletişimi ve bilgi alışverişini artırmak için hiyerarşi gözetmeden tüm çalışma alanlarını açık ofis olarak tasarladık. Allianz Türkiye, Tower projesi ve yeni organizasyon yapısı ile birlikte kurumsal kimliğini de güçlendirerek çalışanların kurumları ile gurur duymasını hedeflemişti. Günümüzde ofis verimliliği metrekare gösteren rakamlardan çok, içerdiği sosyal imkanlar, teknolojisi, eğlence ve spor alanlarının bütünlüğü ile belirleniyor. Bu nedenlerle tasarımımız omurgası ve çalışma alanları ile birlikte kurgulanmış çeşitli konsantrasyon ve toplantı alanları dışında, sosyal ve eğlence alanlarının da açık ofis planına entegre olması ile şekillendi.

Tüm tasarım sürecinin, işveren ile yakın ilişkide yürütülmesi, binanın asıl kullanıcıları olacak çalışanların fikirlerinin alınması ve kararlarda aktif olmalarını sağlamak hem Allianz yönetiminin hem de tasarım ekibi olarak bizim doğru yönde ilerlememizi sağladı. Özellikle kullanıcıların sürece aktif olarak katılmış olması aidiyet duygularını ve memnuniyeti artırdı.

Mekanda birbirinden farklı konseptler uygulamışsınız, bunlar nasıl ortaya çıktı?

Burcu Şenparlak: Allianz’ın kurumsal kimliği ile ilgili yaptığımız araştırmalar sonucunda markanın küresel olarak spor, sanat ve sosyal sorumluluk alanlarında etkinliği, en önemli verimiz haline geldi. Biz de tasarımımızı bu çok yönlülüğünü vurgulamak üzere kurguladık. Katlardaki ortak buluşma noktaları olan ve çalışma, dinlenme, toplanma, eğlenme gereksinimlerine esnek bir şekilde cevap verebilecek şekilde planlanan iç bahçe alanları, temaların vurgulandığı ana mekanlar oldu. Bu mekanlar dışında, katların yatay ve düşey yüzeylerinde, temaların açıklandığı, metin ve görsel içerikli grafikler tasarlandı. Duvarlara ve camlara uygulanan bu grafikler, hem ofis çalışanlarının hem de ziyaretçilerin, Allianz’ın kurumsal kimliği ve sosyal alanlardaki etkinliği ile ilgili bilgi alabileceği iletişim panoları olarak kullanıldı.

Çalışanların verimi, çalışma alanlarının konforuna bağlı olduğu kadar kişinin psikolojik rahatlığı ile de ilintili ve kendini değerli hissetmek ofis çalışanlarının mutluluğu ve motivasyonu için oldukça önemli. Bu nedenle Allianz Tower’da çalışma alanlarının yanı sıra yüksek kalitede tasarlanmış sosyal ve spor alanları, grubun çalışanlarına verdiği değerin en önemli göstergesi olarak öne çıkıyor.

Çalışanların farklılaşan ihtiyaçları nasıl çözümlendi? Farklı ekiplerin bir araya gelişinde ya da büyük kurumsal firmaların çatısı altında ortaya çıkan çeşitli talepler nasıl mekansallaştı?

Burcu Şenparlak: Yeni nesil çalışma ortamlarını çok iyi bildiğimiz için farklı ihtiyaçları da tecrübelerimiz doğrultusunda çözümledik. Açık ofis olarak kurguladığımız mekanda oluşturduğumuz çeşitli büyüklüklerdeki kapalı ve açık toplantı alanları, proje odaları, 1-2 kişilik görüşme odaları ve destek alanlar sayesinde kullanıcılara farklı çalışma seçenekleri sunabildik. Çalışma alanlarını “sürprizli” mekanlarla çevreleyerek de yeni nesil mutlu bir ofis ortamı yaratmaya gayret ettik.

Çalışma ortamlarında kişilerin bilgiye kolay erişebilmeleri, ilerleyen teknolojiyi iş ortamlarına entegre etmeleri üretkenliği ve motivasyonu artırıyor. Bu nedenle Allianz Tower’da çalışma, toplanma ve dinlenme alanlarına tüm teknolojik yenilikleri dahil edip dijital bir ofis tasarladık. Toplantı alanlarındaki akıllı ekranları, sunum ve iletişim araçlarını, kolay ve hızlı kullanılacak şekilde planladık. Bina genelindeki kapalı toplantı odalarına yerleştirilen rezervasyon sistemi ile toplantı koordinasyonu kolaylaştı ve bu mahaller daha verimli kullanılır hale geldi.

Ayrıca katlarda yerleştirilen dijital ekranlar, görsel iletişimi ve bilgi alışverişini en üst düzeye taşıyacak şekilde kurgulandı. İki katta bir yer alan amfi şeklinde tasarladığımız ve çok kişinin toplanmasına olanak tanıyan iç bahçe alanlarındaki görüntü ve ses sistemleriyle, bina genelinde, gerektiğinde tüm ofisin dahil olabileceği interaktif sunumlara alan açılmış oldu.

Malzeme tercihleriniz ne doğrultuda oldu? Sürdürülebilir yaklaşımları takip etmek adına nasıl bir yol izlediniz?

Burcu Şenparlak: Core&shell olarak Leed sertifikası almış olan ofis kulesinde, hedefimiz iç mekan tasarımıyla da sürdürülebilir bir çalışma alanı yaratmaktı. Bunun için gerek Allianz yönetimi, gerekse danışmanımız Altensis’in destekleri ile tüm tasarım ekibi olarak Leed CI Gold sertifikalı verimli bir ticari ofis yarattık.

Ofis katlarında havalandırma, elektrik ve data altyapısının döşeme altından dağıtımı için yükseltilmiş döşemeler kullandık. Sirkülasyon akslarında ve toplantı odalarında mekan akustiğine de destek olabilecek geri dönüşümü mümkün olan Interface halılarını tercih ettik. Doğal fon renkleri üzerine, konseptlerle uyum sağlayacak canlı renkleri yaygın olarak uyguladık. Interface karo halılarından seçtiğimiz seri, bu yaklaşımımızın temeli oldu.